23 Ekim 2017 Pazartesi

1 Mayıs yaklaşırken


Eren Cem Göksülük
Eren Cem Göksülük
erencemgoksuluk@gmail.com - Hacettepe Üniversitesi

Öncelikle ülkemizdeki çeşitli 1 Mayıs uğraklarına bakmakta yarar var. Kimi kaynaklara göre İstanbul’da ilk 1 Mayıs 1910 yılında kutlanmıştır. Kimi kesintilerle devam eden bu kutlama sürecinde, önemli bir ilk nokta ise sanırım 1921-1922 1 Mayıs’ıdır.

Önceki yıllarda coşkuyla kutlanan 1 Mayıs, 1921 yılında İstanbul İşgal Kuvvetleri Komutanı tarafından yasaklanmıştı. Her yasak bir korkunun ürünüdür, İngiliz Komutandaki korku ise hemen yanı başındaki Bolşevikler ve gene aynı tarihlerde Avrupa’yı sarsan işçi hareketleriydi. Bu yüzden hemen bir talimat yayınladılar;
”Eylem yapmaya kalkışanlar yakalanarak cezalandırılacaktır”

Fakat aynı tarihlerde başta 17 bin üyesi olan ”Türkiye Sosyalist Fırkası” olmak üzere çeşitli parti ve dernekler ise eylem yapmaya kararlıydılar. 1 Mayıs sabahı işgal güçleri bütün önemleri almış ve kontrolleri sıklaştırmıştı. Buna rağmen gene de işçilerin büyük çoğunluğu işyerlerine gitmemiş, bazıları ailesi ile zaman geçirirken geri kalanları ise mitingden vazgeçen Türkiye Sosyalist Fırkası’nın genel merkezi önündeki kutlamaya katılmıştır.

Sıkı önlemler nedeniyle belki o gün miting yapılmamıştır ama işçilerin işyerlerine gitmeleri de önlenmiştir. Ve işçi kitlesi artık daha kararlıdır; önümüzdeki sene mutlaka miting yapacağız diyorlardır.

Derken 1922 1 Mayıs’ı…

O tarihlerde İstanbul hala işgal altındadır. Ve gene işgal güçleri tüm önemleri alarak 1 Mayıs’ı yasaklamıştır. Fakat bu sefer işçiler daha örgütlü ve partiler daha deneyimlidir. Nitekim tüm önlemlere rağmen, 1 Mayıs’ta partilerin çağrı yaptığı bölgede binlerce işçi toplanmış ve miting yapmıştır. Mızıkalar hep bir ağızdan Enternasyonal’i çalıyor ve en önde üstünde Karl Marx’ın resmi ile ”Bütün dünyanın işçileri birleşin” yazısının bulunduğu bir pankart duruyordur. Ve tek bir vücut olmuş bu kitle hep bir ağızdan haykırıyordur:

”Yaşasın 1 Mayıs”

****
Geçerken 77 1 Mayıs’ına geliyoruz. Tarihimizin en kitlesel ve en acı 1 Mayıs’ına. Dünde bugünde katletmekten vazgeçmeyenler, o günlerde de halkın üzerine ateş etmekten çekinmediler. Ve yüreklerin kan ağladığı o gün, 34 karanfilde toprağa verildi.

Katleden ve saklayan zihniyet ise varlığını hala koruyor. Onlar insanlara ateş açmaktan çekinmedi, bugünkülerde çekinmiyor. Onlar üstünü kapatmak için ellerinden gelenleri yaptı, bugünkülerde yapıyor. Onlar olayı ”Solcular birbirini öldürdü” diye yazmaktan çekinmedi, Bugünkülerde çıkıp yüzsüzce ”Arkadaşları öldürmüştür” demekten çekinmiyor.

Ve bir sene sonrası… Yani 78 1 Mayıs’ı.

Bu sefer gene yüz binlerce insan akın ediyor Taksime, herkes ”Mücadele” diyor ve ekliyor ”77’yi unutursak kanımız kurusun!”. Olay tıpkı Usta yazarın dediği gibi ”Bu insanoğlunda öylesine bir güç var ki tükenmiyor, bitmiyor.”

Büyük kalabalık önce, kaybettiklerinin isimlerini anarak saygı duruşunda bekliyor. Sonrasında ise hep bir ağızdan, geçmişten aldığı şiarı aynen tekrarlıyorlar:

“Yaşasın 1 Mayıs”

******

Şimdi ise önümüzdeki 1 Mayıs’a çok az bir zaman kaldı. Ve gene hiç şüphemiz yok ki binlerce insan kendisine giydirilmeye çalışılan bu deli gömleğine artık yeter demek için sokaklara dökülecek.

İfademiz ise açık; uzlaşmayacağız!

Soma’da ve tüm iş yerlerinde işçileri katledenlerle,
Dayatılmaya çalışılan dinci-gerici bakış ile,
Gün geçtikçe kadını hiçleştiren ataerkil düzen ile,
Gençliği susturmaya çalışanlar ile,
Sanatı, Bilimi kısaca tüm hayatı metalaştıran bu düzen ile,

UZLAŞMAYACAĞIZ!

Yeni bir dünyanın habercileri olan bizler, diyoruz ki: Kırıntıları değil, dünyayı istiyoruz ve alacağız!

1 Mayıs günü ise aynı şiarı gene meydanlarda gümbür gümbür haykıracağız:

Yaşasın 1 Mayıs!