Başladığımız işi bitireceğiz!

Fikir Kulüpleri Federasyonu 6. Kongresi’ni tamamlayarak yoluna güçlü adımlarla devam edeceğini ilan etti. Sosyalizmin ve Türkiye Devrimi’nin kurucu kuşağını yaratma görevini üstlenen FKF’ye ve kongremize selam ederek başlayalım.

Fikir Kulüpleri Federasyonu mayısında kuruluşunu yaptığı ve Haziran Direnişi ile kendi kimliğini oturttuğu 2013 yılında Türkiye topraklarının en büyük toplumsallığının içine doğdu. Laik, bağımsızlıktan yana ve eşit bir ülke hedefi ile mücadele verdi. Kazandı, kaybetti, öğrendi, öğretti; kendi kimliğini ve iddiasını koruyarak bugüne geldi. Bu süreç içerisinde memleketimiz baskının fazlasıyla arttığı, saldırı boyutunun yükseldiği bir yer haline geldi ve FKF tüm baskılara ve saldırılara karşı gençliğin iddiasını kuruluşumuzda söylediğimiz gibi bir adım bile geri çekilmeden yükseltmeye devam etti.

Bahsettiğimiz saldırılar ve baskılar devam ederken Türkiye Sosyalist Hareketi uzunca bir süredir işaret ettiğimiz yanlışları tekrarlama ve yeniden üretme eğilimi gösterdi. Belirli bir strateji ve program olmadan bütün unsurlar ile etkileşime giren ya da bunu tersinde gözüküp aynı noktaya çıkan korumacı politikalar, Türkiye’de devrimcilerin mücadele kritik bir eşiğin altında kalmasına neden oldu.

Bu durum ülkemizde emekçilere yönelik ağır saldırıları beraberinde getirdi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında “OHAL’i biz sizin için yapıyoruz. OHAL sayesinde grevlere müsaade etmiyoruz.” sözleri esasen iktidarın darbe girişimini nasıl kendi lehine çevirdiğinin en somut göstergesi oldu. Bu sözler ile orantılı bir şekilde yükselen işçi direnişleri, işçi sınıfının iktidar cephesinden gelen sözlere karşı verdiği mücadelenin örneklerini oluşturdu. Flormar, Cargill ve 3. Havaalanı işçilerine yönelik yapılan politikalar AKP iktidarının emekçilere uyguladığı saldırıların en güncel örnekleridir. İşçilerin karşı tepkileri ise tam tersine bu karanlıktan nasıl çıkacağımıza ilişkin bize önemli bir yol haritası sunuyor. Cumhuriyetin tasfiyesi sonucunda kurulmak istenen yeni rejime karşı çıkan cumhuriyetçiler ile emekçilerin mücadelesi bize Türkiye’nin kurtuluşunun nasıl olacağına dair somut ve güçlü ipuçları vermektedir.

Kriz ile yönetilen memleketimizde çözümü emperyalizm ile anlaşmakta arayan iktidar; tahtakuruları ile uyumak istemeyen işçileri tutuklatıyor, insanlık dışı çalışma saatlerine karşı greve gitmek isteyen emekçileri engelliyor. İşçi sınıfı ise yüzyıllardır süren mücadele deneyimi ve kararlılığı ile ülkenin mücadele eden bütün kesimlerine umut veriyor ve burada gençliğe bir görev düşüyor.

Bizim mücadeleye ve mücadele dinamiklerine bakışımız net olmak zorundadır. İlericiler, yurtseverler, cumhuriyetçiler ve emekçiler bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacak olan dinamiklerdir. FKF bu toplam içerisinde devrimci cumhuriyet iddiasını taşıyanlar, bu iddiayı yükseltme mücadelesi verenlerdir.  FKF, Türkiye tarihi boyunca memleketi için varını yoğunu ortaya koyanlardır. FKF, Abdülhamit’in zulmüne karşı meşrutiyeti kazananlar, emperyalist işgale ve padişahın ihanetine karşı cumhuriyeti kuranlardır. FKF, sosyalist bir ülke için canını verenler, bağımsızlık için yürüyen Deniz Gezmişlerdir. FKF, Suriye’de başlatılan emperyalist savaşa karşı memleketin dört bir yanından Hatay’a barış sesini taşıyanlardır.

FKF memleketin dertleri ile ilgilenen ve çözüm üreten, bu çözümler için canını vermekten kaçınmayan antiemperyalistlerin, ilericilerin, cumhuriyetçilerin, devrimcilerin ve sosyalistlerin örgütüdür. Yeni Yazılar dergisinin kapağında yer alan şiir aslında bahsettiğimiz özneler ile kuracağımızın kuşağın bir işaretidir. Biz yerli yerimizdeyiz. İnsanlar yetiştiriyoruz bize benzer ve en önemlisi bütün bir kuşak bizim gibi…

 

İlgili Haberler