Direnişe Emek Verenler: BU ÇARŞAMBA BEYAZ ÇARŞAMBA:” Elindeki bayrağı dinci erkek egemenliğine karşı feminist dayanışma ve laiklik için salla! “

 

 

İran, Pehlevi Hanedanı kurucusu Şah Rıza, 1939 yılındaki modernleşme dalgasında çarşafı yasaklaması ve kamusal alana kapalı çıkan kadınları ev hapsine mahkum etmesinden sonra İslami Cumhuriyet lideri Ayetullah Humeyni 1979 yılında çarşafı zorunlu kıldı. Kadınlar bu yasağı ‘’Beyaz Çarşambalar’’ kampanyası ile protesto etmeye hazırlandılar.

 

27 Aralık günü Vida Movahed, Tahran’ın en işlek ana yollarından birindeki telefon kulübesinin üstüne çıkarak bir sopaya taktığı beyaz başörtüsünü cesurca salladı. Movahed’in başlattığı protestodan sonra İran’da birçok kadın hatta kimi erkek de bileğine taktığı beyaz bileklikle protestoya destek verdi.

 

40 yıllık İslami Cumhuriyet tarihinde bir benzeri olmasa da bu eyleme ilham kaynağı olan hareket yıllardır sürüyor. Sözünü ettiğim bu hareket İranlı aktivist ve gazeteci Masih Alinejad’ın sosyal medya hesabında yaptığı çağrıyla başladı. 2014 yılında, kadınların kamusal alanda çektikleri başörtüsüz fotoğraflarını yollamasına çağırdığı ‘’Benim Saklı Özgürlüğüm’’ isimli bir facebook hesabı açtı. Beyaz Çarşambalar başladıktan sonra da instagram hesabında yaptığı şu paylaşımla eylem dalgasını büyüttü :

‘’Örtüsüz geçen Çarşamba günleri veya Beyaz Çarşambalar adlı yeni bir kampanya başlatıyoruz. Örtü zorunluluğu olmayan bu çarşambalar, örtü zorunluluğuna karşı olan tüm erkek ve kadınlar için olan bir gün. Bu kampanya aynı zamanda peçe giymeyi isteyen, ancak bunu başkalarına dayatma fikrine karşı çıkan kadınlara da hitap ediyor. İran’daki birçok örtülü kadın, zorunlu örtünün dayatlmasını bir hakaret olarak görüyor. Bu kadınlar, beyaz giymiş fotoğraflarını çekerek, örtü zorunluluğuna itirazlarını gösterebilirler. Kampanyamız zorlamaya karşı olan barışçıl bir protesto ve hepinizi bize katılmaya davet ediyoruz. Beyaz bileklik takan erkekler ve beyaz başörtüsü örten kadınlar lütfen videolarınızı bize gönderin. Örtü zorunluluğuna karşı olan bu protesto gösterisinin amblemi barış rengi olan beyazdır. İran’da yaşayan her İranlı kadın, başörtüsü takmayı seçer ya da seçmez. Zorunlu peçeyi savunanların kendi mitinglerini kolaylıkla yapmalarına izin verildiğine göre, biz de her çarşamba günü kampanyamızın işareti olan beyazla tepkimizi göstereceğiz.’’

 

KADINLAR ŞERİATA, MOLLALAR KADINLARA KARŞI 

Kadınlar ‘’Beyaz Çarşambalar’’dan önce de dayatılan örtünme sınırlarını gevşetmeye çalışıyordu. Pardösüler kısalıyor,daralıyor; başörtüleri bandana halini alıyor. Ancak bunlara karşın ‘’kötü örtünme’’ iddiasıyla 3,6 milyon polis müdahalesi yaşandığını biliyoruz.

İslami Cumhuriyet yetkilileri ise başörtüsünün kadına onur bahşettiğini söylüyor. Başörtüsünü çıkartan 29 kadın tutuklanırken kadınlar, ‘’Mücadelemiz bir kumaş parçasına karşı değil, onurumuz içindir. Başına ne örtüp örtmeyeceğine kendin karar veremiyorsan, başının içindekine de karar vermene izin vermezler.’’ diyerek boyun eğmediklerini ifade ediyor.

 

‘’BEYAZ ÇARŞAMBALAR’’ TÜRKİYE’ DE

Benim Saklı Özgürlüğüm sayfasında 29 kadının tutuklandığı belirtilerek ‘’Dünyanın her yerinde onların sesi olalım.’’ çağrısından sonra Türkiyeli kadınlardan da eylemli destek gecikmedi. Kadın Savunması’nın 7 Şubat’ta başlattığı ve 8 Mart tarihine kadar devam edeceğini söylediği eylemlerde kadınlar her ilde gerici, dinci erkek egemenliğine karşı bayrak salladı. Geçtiğimiz aylarda artan çocuk istismarı konusuna da değinildi. İstismarı meşrulaştıranlara karşı da sallanan bayraklar adliyelerde, pazarlarda, sokaklarda, kampüslerde dalgalandı.

Baskılara rağmen mücadele eden kadınlar hareketin bir zafer elde ettiğine inanıyor. Alinejad bu durumu The Newyork Times gazetesinde şu sözleriyle belirtiyor: ‘’Kadınlar artık korkmadıklarını gösteriyor. Hükümetten korkmaya alışmıştık, artık hükümet kadınlardan korkuyor.’’

 

İlgili Haberler