İdam değil hadım değil peki ne?

Günler birbirine vura vura hızla geçiyor… Adana’dan Antalya’ya Diyarbakır’dan Konya’ya çocuk istismarı artıyor, önlenecek hiçbir adım atılmıyor, idam ve kimyasal hadım taleplerine coşkuyla kucak açan AKP, zihniyetini salmaya devam ediyor…

İdam ve kimyasal hadım çözüm müdür?

Kısaca, idam konusunda kirli geçmişi olan ülkemizde idam cezası adaleti sağlamak şöyle dursun hali hazır da var olan politikalar, uluslararası sözleşmeler uygulanmazken suç asla temizlenmeyecektir. Toplumun büyük bölümünün cinsel saldırılara karşı idam istiyoruz talebi intikam duygusundan kaynaklansa da güvensizliğin ve sağlanmayan adaletin açıkça göstergesidir.

Kimyasal hadım ise beden bütünlüğünü ihlal etmesiyle başlı başına bir suçtur. Kaldı ki cinsel suçların hormonel olduğunu düşünmek de yanıltıcıdır. Kimyasal hadım ilaçlarla ‘cinsel arzunun’ azaltmasının yanı sıra ilaç verimi bırakıldığında kişi tekrar ‘cinsel dürtülerini’ kazanabilir. Yani istismarın ya da tecavüzün hormonla temellendiğini savunan zihniyetin çözümünde de suçlu kaldığı yerden kadınların çocukların bedenlerine/yaşamlarına cinsel olarak saldırabilir.

Hem idam hem de hadım dini referans alınarak doğmuş yaptırımlardır ve insanlık suçudur. Örnek verecek olursak, Hindistan, Afganistan , Irak, İran gibi ülkelerde idam, hadım tek başına ya da her ikisi de uygulanmaya devam ediyor. Ancak bu ülkelerin cinsel saldırı oranlarına baktığımızda hissedilir oranda azalış değil tersine artış var. Bu uygulamalar kalıcı, etik ya da doğru değildir. Çözüm ise hiç değildir. Bugünün Türkiye’sinde AKP’nin yaratmak istediği dinci/gerici toplum için kuvvetli bir hamledir. Öyle ki kurulan cinsel istismarı önleme komisyonunun kısas yöntemlerini adalet olarak görmesi başlı başına bir sorunken suçluları hasta, arzularına yenik düşen kişiler olarak göstermesi hem yaşananları hem de kendi zihniyetlerini arka plana atmaktadır. Cinsel saldırıyı gerçekleştiren kişiler oldukça bilinçlidirler. Onlar için daima parklarda, düğünlerde, okullarda, sokaklarda gözlerine kestirdikleri çocuk, kadın arkalarında duran kapı gibi devlet vardır!

Şimdi soruyorum

-Rıza yaşını 15’ten 12’ye indiren

-Tecavüz yasa tasarısı ile çocuğu istismar eden kişiyle çocuğun evlendirilmesini sunan

-Çocuk istismarının önlenmesi için hazırlanan önergeyi reddeden

-Müftülük Yasası ile çocuk istismarının önünü açan

-Okullarda istismarı açığa çıkaran rehber öğretmenlerin görev tanımını değiştiren

– 115 çocuk istismarını örten, Ensarcılar ile aynı masaya oturan, iyi hal indirimleri vererek suçluları salan

-Çocuk şiddeti ve istismarı ile ilgili verileri dahi doğru şekilde topluma aktarmayan

-Yoksa ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyen AKP mi istismarı önleyecek? !

Bizim buna inanmamız mümkün değil !

Dini taleplerle gericileştirmek adına kök salmak isteyen AKP ve onun suç ortakları ile gerek medya da gerekse sokakta mücadele etmeye devam edeceğiz. Çocuklar için sosyal politikaların, cezai yaptırımların geliştirilmesi önemlidir, olması gerekendir fakat AKP iktidarı tarafından atılacak hiçbir adım çözüm olmayacaktır çünkü her seferinde yaptıkları gibi tecavüzlerin/istismarların meşrulaştırılması adına her yolu deneyeceklerdir. Kurtuluş ne salt cezayı düşünmeye odaklı ne de idam-hadım fikirlerine aldanmaktır. Kurtuluş istismarın yaşanmasını önlemek için dişimizle tırnağımızla direnmektir.

Çok yakın zamanda özellikle Adana ve Antalya’da yaşanan istismarlardan sonra söylenenleri unutmayalım; konu istismar olunca bile kadın düşmanlığı es geçilmeyip, utanmadan zina ile istismar yan yana getirilerek aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Bu resmen fırsatçılıktır iki yetişkinin arasında oluşan taraflarca onayı alınmış bir birlikteliğin cezası olamaz. Hele ki çocuk istismarı üzerinden bunun propagandasını yapmak çirkincedir, akıl dışıdır.

Elbet bugünlerin sonu gelecek karanlıklar aydınlığa çalacak… Biz kadınlar Nurettin Yıldız’ın fetvalarının tersine çocuklarımıza battaniyenin ve yorganın cinsel dürtüleri azdıran uyarıcı bir şey olmadığını salına salına uyuyabileceklerini öğreteceğiz.

BİZ KAZANACAĞIZ!

İlgili Haberler