İhraç edilen barış akademisyenleri Genç Gazete’ye konuştu: Muhakkak geri döneceğiz!

Necdet Berkay Sağol

701 sayılı KHK ile DEÜ’deki görevlerinden uzaklaştırılan barış akademisyenleri ihraç edildi.

701 sayılı kanun hükmünde kararname ile (KHK) “Bu suça ortak olamayacağız” başlıklı barış bildirisini imzaladıkları için Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki (DEÜ) görevinden uzaklaştırılan akademisyenler ihraç edildi. İhraç edilen akademisyenlerden Prof. Dr. İzge Günal ve Dr. Nuri Erkin Başer Genç Gazete’ye açıklamalarda bulundu.

“BİZİM GERİ DÖNÜŞÜMÜZ ANCAK POLİTİK MÜCADELEYLE OLACAKTIR”

“Beklediğimiz bir şeydi, biz gerçek anlamda zaten 1 yıl önce ihraç edilmiştik.” diyen Prof. Dr. İzge Günal, “İhracımız dün itibariyle resmi hale geldi. Bu AKP’nin intikam alma duygusu sonucu olan bir operasyon. Bizler üniversitelere muhakkak geri döneceğiz. Bizim üniversitelere geri dönüşümüz mahkeme ile değil ancak politik mücadeleyle olacaktır. Bu tasfiyelerde ilginç bir durumda var. Bizi geçen yıl açığa alan rektör Adnan Kasman’da ‘FETÖ’den ihraç edildi. Hatta daha ilginci 2006’da Dokuz Eylül Üniversitesi’nde büyük tasfiye yaşanmıştı. 213 işçi sendikalı olduğu için atılmıştı ve ben de o dönemde grevlere destek verdiğim için görevden uzaklaştırılmıştım. O gün sendikalı oldukları için işçileri işten çıkartan baş hekim dün ‘FETÖ’den ihraç edildi.” ifadelerini kullandı.

“BÜTÜN SÜREÇ BAŞLI BAŞINA BÜYÜK BİR HUKUKSUZLUKTUR”

“Biz sonuna kadar imzalarımızın ve barış talebimizin arkasındayız.” diyen Dr. Nuri Erkin Başer, “Biz bu bildiriye 910 gün önce imza attık, 15 Ocak 2016’da o dönemki rektör soruşturma açtı. O günden beri 3 rektör 12 soruşturma gördük ve hiçbiri bizim ifademizi almadı. Bütün süreç ve bu olay zaten başlı başına bir hukuksuzluktur. Biz sonuna kadar imzalarımızın ve barış talebimizin arkasındayız. Üniversitelerde düşünce açıklamak, barış istemek ne zamandan beri suç oldu. Akademisyenlerin aynı zamanda toplumu bilinçlendirme görevi de vardır. Bu dönem ilelebet sürmeyecek baskıcı rejimler her ülkede gelir, gider. KHK ile ihraç edildiğimiz için herhangi bir iş hakkımız yok, pasaportumuza el konulduğu için yurtdışına çıkamıyoruz ancak benim kişisel bir endişem asla yok, çünkü dayanışma ağları çok güçlü. Toplumsal olarak bazı endişelerim tabi ki var ama onlarda bu güçlü dayanışma ağlarını gördüğüm zaman gidiyor.” şeklinde konuştu.

 

 

İlgili Haberler