24 Mayıs 2018 Perşembe

Nasıl savaşacağız?


Derya Cafer
Derya Cafer
On Dokuz Mayıs Üniversitesi - deryacafer97@gmail.com

“Güç yalnızca, geniş bir arazi ile büyük nüfus topluluğu değildir. Zafer, sadece güçlü silahlar değildir. Güvenlik sadece yüksek duvarlar ya da derin çukurlar meselesi değildir. Otorite, sadece kesin emirler ile katı cezalar değildir. Yaşayabilen bir örgüt kurabileler sayıları az da olsa yaşayabilirler. Oysa can çekişen toplumlar büyük olsalar bile yok olurlar.” Savaş Sanatı- Sun Tzu

Savaş sanatının en önemli özelliği, savaşmadan  kazanmaktır. Düşmanın hata yapmasına odaklanmak, düşmanın kendi kendini tüketmesini görmek ve bunun bilincinde olmaktır. Yani bir bakıma bilinmez olurken aslında her şeyi görüp, bilmektir. Eski Çağlar’dan beri savaşlar böyle kazanılır. Peki biz şu an dünyayı kasıp kavuran gericilikle nasıl savaşacağız?

Öncelikle savaşın ne olduğunu, neden olduğunu, kimler arasında olduğunu iyi kavramalıyız. Bu savaşın ilericiler ve gericiler arasında geçtiğini görmeli ve taktiklerimizi bu yönde geliştirmeliyiz.

İlericileri sınıflara ayırmanın, parçalamanın sadece düşmanların ekmeğine yağ süreceğini göz ardı etmemeliyiz.  Öfkemizi nerede, nasıl ve ne şekilde kullanacağımızı bilmeliyiz.

Düşmanımızın; o, bu, şu değil “gericilik” olduğunu unutmamalıyız.

Gücümüzü bilmeliyiz. Bunun bilincinde olmalı ama karşımızdakileri de küçümsememeliyiz.

Net olmalıyız. Belirli, net ve keskin çizgilerimiz olmalı.

Gericilikle savaşıyorsak, ilerici olan her oluşumun, her değerin yanında olmalı ve sahip çıkmalıyız. Kısacası kısır tartışmaları, sebepsiz zıtlaşmaları bırakıp asıl amacımızı hatırlamalıyız.

Bu savaşı biz kazanmalıyız. Çünkü biz kendimizden eminiz. İstediğimiz dünyayı net olarak biliyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz.

Bizim gücümüz sayılarımızla ya da paramızla değil. Bizim gücümüz, her türlü yobazlığın, gericiliğin, cehaletin karşısına bilgiyi, ilimi  kale gibi dikebilmemizde!

Bu savaşı kazanmalıyız. Çünkü hem düşmanı hem kendimizi biliyoruz. Bu nedenle yüzlerce kez savaşmak zorunda kalsak dahi sonucu biliyoruz.

Biz onları kendimizden daha iyi tanıyoruz. Çünkü onların derin felsefeleri olamaz. Onların düşünce üreten merkezleri olamaz. Onların düşünceleri dahi olamaz.

İşte gerici olmak bu kadar basittir aslında. İşte bizim düşmanlarımız bu kadar acizler aslında.

Başarılı saldırı, düşmanın kendisini nasıl savunacağını bilmediği saldırıdır. Bizler de düşmanlarımıza bilmedikleri yerlerden saldıracağız. Sanattan saldıracağız, kitaplardan, kültürlerden… Ta ki, onlar tekrar silahlarla karşımıza çıkma cesaretini gösteremedikleri ana dek.

Hesabımızı yaptıktan sonra harekete geçmeliyiz. Çünkü bu bir savaş.

Farklı dünyaları isteyenlerin savaşı.

Hayata farklı bakanların savaşı.

Güzel günler isteyenler ile gözlerini kan bürüyenlerin savaşı.

Ve bu savaşı uzağı ve yakını ilk görenler kazanacak. Bu savaşı bakmayı bilenler, kazanacak. Bu savaşı bizler kazanacağız. İlerici olanlar kazanacak! Karanlığa geçit yok!