23 Ekim 2017 Pazartesi

Özgür Yazılım Hareketi


Eren Cem Göksülük
Eren Cem Göksülük
erencemgoksuluk@gmail.com - Hacettepe Üniversitesi

İlgilenmiş olanların bileceği gibi Özgür Yazılım Hareketi, oldukça detaylı bir konudur. Bu yazıda ise tüm bu detaylardan ziyade genel bir fikir verme amacıyla önemli gördüğüm kimi baz noktalara değineceğim.

Öncelikle Özgür Yazılım Hareketi’nin ne olduğuna geçmeden evvel Microsoft’un tarihine kısa bir göz atmakta yarar.

Bugün yazılım konusunda büyük bir tekel olan Microsoft’un kurulması, esasında basit birkaç dizi olaydan meydana geliyor. Bill Gates henüz bir üniversite öğrencisiyken, yeni gelişmekte olan mikroçipli bilgisayar teknolojisi için bir işletim sistemi geliştirmeye karar verir. Bu geliştirdiği işletim sistemi, kişisel bilgisayarların henüz yeni ortaya çıktığı dönemde hem kişisel işler için kullanılmaya uygun hem de ticari işlerinde gerçekleştirileceği üzere tasarlanmıştır. Esasında bu işletim sistemi döneminin en ileri ürünü değildir ama Bill Gates’in ticari başarısı belki birazda şansıyla bugünün en büyük firmalarından biri olan Microsoft’un tohumları atılmış olur. Fakat bu tohum bir kez sermaye birikim sürecine dahil olduğunda, artık kendini geliştirmesi de ancak sermayenin kurallarıyla mümkündür. Bill Gates’in yaratıcılığıyla kurulan şirket, bundan sonra çalışanlarının yaratıcılığı üzerinden sermayesini katlamaya başlar. Kaynak kodlarının gizli tutulduğu programlar ve ortaya koyduğu her ürünün bir ücrete tabi olması bu sermaye birikim sürecini ve tekelleşmesini gittikçe büyütür. Ve sonuç olarak bugünkü Microsoft haline gelir.

Özgür Yazılım Hareketi, işte böyle bir ortamda doğmuştur. İnternet kullanımının yaygınlaşmasından önce ortaya çıkan özgür yazılım hareketi, İnternet sayesinde, çok kullanılan neredeyse tüm ticari yazılımların karşısına, gönüllülük temelinde katkı sunan, insanların işbirliğiyle geliştirilen, ücretsiz olarak dağıtılan ve özgürce kullanılıp değiştirilebilen alternatiflerini çıkarmıştır. Özgür yazılım hareketinin en önemli özelliklerinden biri, dünyanın dört bir köşesinden bazen yüzlerce, bazen binlerce, bazen de daha fazla kişinin aynı projeler üzerinde birlikte çalışmasını mümkün kılmasıdır.(1)*

Özgür Yazılım Hareketi’nin, 4 tane özgürlük yasası vardır:
-Herhangi bir amaç için yazılımı çalıştırma özgürlüğü
-Her ne istiyorsanız onu yaptırmak için programın nasıl çalıştığını öğrenmek ve onu değiştirme özgürlüğü
-Kopyaları dağıtma özgürlüğü.
-Tüm toplumun yarar sağlayabileceği şekilde programı geliştirme ve geliştirdiklerinizi yayınlama özgürlüğü

Marx, komünist toplumda, çalışmanın zorunluluk olmaktan çıkıp bir ihtiyaca dönüşeceğini düşünüyordu. Özgür yazılım hareketi, bunun gerçekleşmesinin mümkün olduğunun somut kanıtlarından biri. Bu hareketin ortaya koyduğu üzere, insanların zihinsel üretimde bulunmalarının tek koşulu, parasal özendiricilerin varlığı değil. Başkalarıyla işbirliği içinde insanlığın gelişimine katkıda bulunma olanağının kendisi de, pek çok insanı zihinsel üretimde bulunmaya yöneltebiliyor.(2)*

Gelecekte bizi neyin beklediğini bilmiyoruz. Özgür yazılım hareketinde nüveleri bulunan yardımlaşma, eşitlik gibi kavramları büyütüp geliştirecek miyiz yoksa parasal hırsın gözleri boyadığı; insanı, doğayı kısacası tüm dünyayı harap eden bir barbarlık düzeninde ısrar mı edeceğiz? Nazım’ca diyecek olursak:

“Kendi kendimizle yarışmaktayız gülüm, Ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı, Ya da dünyamıza inecek ölüm’’

1*,2*- Teorisyeniniz Devrimciydi- Erkin Özalp