Şiddet ve Direniş -4: Çocuk yaştaki kadın kahraman Tanya’nın hikayesi


Çocuk Yaştaki Kadın Kahraman Tanya: ”Ölmek için korkmuyorum! Halkım adına öleceğim.” 

”Moskova’dandı. 
Gençti, partizandı. 
Sevdi, anladı, inandı
ve geçti harekete. 
İpin ucunda ince uzun boynundan sallanan çocuk
bütün azametiyle insandı.” 

diye yazıyor Nazım Hikmet, Bursa Cezaevi’nde Tanya’nın resmine bakarak.

Asıl adı “yaşam” anlamına gelen Zoya Kosmodemyanskaya, Rusya’nın güneyinde 13 Eylül 1923 yılında doğdu. Babası Anatoly Kosmodemyansky teolojik bir seminer okudu ancak mezun olamadı. Daha sonra bir kütüphaneci olarak çalıştı. Annesi Lyubov Kosmodemyanskaya bir okul öğretmeniydi.

Okul çağlarında kitaplara ve klasik müziğe düşkün olan Zoya, Tolstoy, Puşkin, Lemontov gibi edebiyatçıları okurken, Beethoven ve Çaykovski dinledi.

1938 yılında Sovyetler Birliği Komünist Partisi gençlik örgütü Komsomol’a katıldı. Ekim 1941’de, halen Moskova’da bir lise öğrencisi iken, bir partizan birimi için gönüllü oldu. Onu vazgeçirmeye çalışan annesine “Düşman çok yakın olduğunda ne yapabiliriz? Onlar buraya gelirse yaşamıma devam etmek mümkün olmaz.” şeklinde yanıtladı.

Ekim 1941’de birliğine katıldı ve bin kişiden sadece yarısı savaştan sağ çıktı.  Obukhovo köyünde diğer partizanlarla cepheye geçti ve Almanlar tarafından işgal edilen topraklara girdiler. 27 Kasım 1941 tarihinde bir Alman süvari alayının konuşlu olduğu Petrischevo köyünü yakmak için bir emir aldı.

Petrischevo köyünde Zoya, at ahırları ve evleri ateşe vermeyi başardı. Ancak, bir Rus işbirlikçisi onu fark etti ve Alman askerlerine bildirdi. Bu olaydan sonra Almanlar Zoya’yı yakaladı. Gece boyunca yapılan işkence, tecavüz ve sorguya rağmen herhangi bir bilgi vermeyi reddetti. Adının ne olduğu sorulduğunda “Benim adım Tanya” dedi.

Ertesi sabah ilçe merkezine yürütüldü. Asılarak infaz edilmeden önce, “Yoldaşlar! Neden bu kadar kasvetlisiniz? Ölmek için korkmuyorum! Halkım adına öleceğim için mutluyum!” ve Almanlara, “Siz şimdi beni asıyorsunuz ama yalnız değilim. Biz iki yüz milyon insanız. Hepimizi asamazsınız.” son sözlerini söyledi.

29 Kasım 1941 tarihinde idam edilen Zoya’nın cansız bedeni, Sovyetler Ordusu Ocak 1942’de toprakları geri alana kadar idam sehpasında asılı kaldı. Ölümünden sonra Sovyetler Birliği Kahramanı olmaya layık görülmüştür.

Tanya tüm dünya devrimcilerinin ilham kaynağı olmuştur. Yıllar sonra Kübalı devrimci Haydee Tamara Bunke Bider , kod adını Tanya’ya duyduğu hayranlığından alır. Bolivya dağlarında ölümsüzleşen bir kadın gerilla olan Tanya’da ismini aldığı Zoya gibi kahramanca öldü ve devrimci kadınlar için bir örnek oldu.