12 Aralık 2017 Salı

İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin yaptığı 10 Ekim Anması’na polis ve ÖGB saldırdı. 40’a yakın gözaltı var


İstanbul Üniversitesi’nde üniversite öğrencilerinin 10 Ekim’de yitirdiklerini anmak üzere Havuzlu Bahçe’de düzenlediği etkinliğe ÖGB ve polis tarafından saldırıldı. Bu saldırının üzerine ana kapıda basın açıklaması yapmak isteyen üniversite öğrencilerine ise yine polisler tarafından müdahale edildi. Yaklaşık 40 gözaltı var.

Öğrenciler tarafından 10 Ekim Anması’nda yapılan basın açıklaması ise şu şekilde:

Bundan iki yıl önce Ankara’nın ortasında gerçekleşen 10 Ekim Ankara Katliamı, Türkiye’nin tarihinde barışın, emeğin ve demokrasinin sesini yükseltenlere, Türkiye halklarına yöneltilmiş en büyük saldırıdır. “400 milletvekilini verin, bu iş bitsin” diyerek memleketi uçurum kenarına sürükleyenlerin yanı başında, barışın türküsünü haykıran 102 insan, MİT tırlarıyla beslenen IŞİD çeteleri tarafından katledildi.

İstanbul Üniversitesi öğrencileri olarak, 10 Ekim’de hayatlarını kaybeden, hürriyet

kavgasında omuz omuza durduğumuz yüzü aşkın arkadaşımızın anıları önünde saygıyla

eğiliyoruz. Bugün hem onları anıyor, hem de hürriyet kavgamızda bir kez daha yaşatıyoruz.

10 Ekim’in ardından iki yıl geçmiş olmasına rağmen katliamın failleri cezalandırılmadı,

sorumluları hesap vermedi ve tek bir devlet görevlisi dahi görevinden azledilmedi. Ama bizler biliyoruz ki, bu katliamın tek sorumlusu barbar IŞİD çeteleri değildir. Sarsılan iktidarını ayakta tutmak adına Türkiye’yi adım adım savaşa sürükleyen, 7 Haziran seçimi öncesi Mersin, Adana, Diyarbakır katliamlarını ve 20 Temmuz Suruç Katliamı’nı seyreden, bu saldırıları engellemek için en ufak, somut adım atmayan AKP hükümeti de en az IŞİD kadar sorumludur. Türkiye’yi gerici çetelerin cirit attığı bir ülke haline getiren, bu örgütleri besleyip büyüten AKP hükümeti bu saldırının faillerinden biridir.

Bombalarla sağlamaya çalıştığı “korku imparatorluğu”nu OHAL’e sırtını dayandırarak inşa etmeye çalışan AKP, bugün memlekette ve üniversitede kendine muhalif her türlü sesi bastırmaya yönelik adımlarını hızlandırmış durumda. Her daim katliam düzeni karşısında konum almış üniversiteyi dize getirebileceği umuduyla akademisyenleri ihraç ediyor, dindar ve kindar nesil özlemi karşısında “biat”ı düstur edinmeyen üniversitelileri soruşturmalarla, gözatılarla, tutuklamalarla dize getirmeye çabalıyor.

Bundan tam bir yıl önce Ankara’da katledilenleri anmak ve üniversitenin barış sesini yükseltmek için bir araya gelen üniversitelilere saldıranlara bugün bu meydandan söylenebilecek tek bir söz var: Ne yaparsanız yapın nafile!

Memleketin gidişatına dair sözünü söylemekten çekinmeyen gençlerin ayak bastığı bu meydanda bugün okul sırasında barış türküleri tutturan yedi yaşındaki Veysel Atılgan’ın sesi yankılanıyor. Ali Deniz’in sıkılı yumruğu yumruklarımızla havaya kalkıyor. Şebnem bizimle birlikte gülümsüyor güzel yarınlara. Bugün bu meydanda sloganlarımız katledilen 102 barış güvercinine selamdır, Ankara Garı’nın önündeki sloganların devamıdır.

O yüzdendir ki ne yaparlarsa yapsınlar nafile: Gençlik 10 Ekim Katliamı’nı unutmayacak, biz yıkacağız bu katliam düzenini.