Usta yanlış biliyor: Büyüyor ölü çocuklar

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

Nazım Hikmet

[divider style="solid" top="20" bottom="20"]

En çok onu sevdik biz. Aramızdan alınanların en gencini, en masumunu, Berkin’imizi…

Ali İsmail, Abdocan, Ethem, Medeni, Ferit, Ahmet ve Mehmet abileri kıskanmadı onu. Hiçbiri kahraman olmak için yola çıkmamıştı çünkü. Büyük bir halk isyanının, kahramanlaşan bir halkın genç neferleriydiler sadece. En küçükleri de Berkin…

Berkin’i 16 Haziran’da vurdular. Bedeni küçülse de kendisi büyümeye devam etti 11 Mart’a kadar.

Babası uyanırsa Ethem’in ismini vereceğim demişti oysa. Uyanmadı Berkin.

Büyükler hep çocuk kalmış olmayı dilese de; tüm çocuklar gibi Berkin de çabucak büyümek istiyordu çünkü. Uykusu sonsuzluğa doğru giderken, kendisi giderek büyüyordu.

Halk sahip çıktı çocuğuna. Berkin büyüdü, milyonlar oluverdi bir günde.

Yobazın biri miting alanında yuhalattı annesini. Yobaz küçüldü. Berkin büyüdü.

Yobaz “Emri ben verdim ben” diyordu. Gençlik hayatı durdurdu. Emir Berkin’den gelmişti.

Aynı yobaz şimdi diktatörlük yasalarıyla karşımıza dikiliyor. Hileli anlaşma yapan şeytan gibi tıpkı, çocuklarımızı erkenden büyütmek, aramızdan almak istiyor.

Berkin yine milyonlar oluyor.

Yobaza isyan ediyor.

Ellerinde Berkin’in okuyamadığı kitaplar, meydanları dolduruyorlar.

Yobazlıkla hesaplaşmaya hazırlanıyorlar.

Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler diye…

Çocuklarımız vakitsiz büyümesin diye…

Usta yanlış biliyor: Büyüyor ölü çocuklar.

Büyümesinler.

İzin vermeyeceğiz.

İlgili Haberler