Venezuela’nın “bilinmeyen” kahramanları


Aydın Onay
Aydın Onay
Marmara Üniversitesi

2002 yılı Nisan ayında, Venezuela halkı, Chavez’in neoliberalizm karşıtı reformları ve halkçı politikaları karşısında yapılan darbe girişimini çökerterek Bolivarcı Devrim’in sağlamlığını bir kez daha kanıtlamıştı. 11 Nisan günü Chavez yönetimini tanımadığını duyuran orduya karşı 12 Nisan’da halk Başkanlık Saray’nı kuşatmış ve 13 Nisan’da Chavez’i saraya geri getirtmiști. Bu yazıdaki amaç ise, Güney Amerika’nın darbelerle dolu tarihindeki bu üç günlük kesitin (11-13 Nisan olaylarının) karşı devrim girişiminin başarısızlığıyla sonuçlanmasının ardındaki gücü, Bolivarcı Devrim’in sağlamlığını yaratan tarihsel karakterleri göstermek. Chavez’in ve Bolivarcı Devrim’in ayak bastığı tarihsel üç ilerici karakter vardır:Simon Bolivar, Simon Rodriguez ve Ezequiel Zamora. Bolivar’ın mücadelesi Latin Amerika dışına taşmış iken Zamora ve Rodriguez’in düşünceleri Latin Amerika ile sınırlı kalmıştır. Az bilinirliği sebebiyle aşağıda Bolivarcı Devrim’e eğitim ve toprak mücadelesi ile katkı koyan iki tarihsel karakterleri, Simon Rodriguez ve Ezequiel Zamora’dan bahsedeceğiz.

“KURTARICININ ÖĞRETMENİ” SİMON RODRİGUEZ:
1769 da Caracas’ta doğan Simon Rodriguez öğretmendi ve eğitim felsefesiyle ilgilendi. Eğitim, ticaret gibi konularda halkçı söylemleri ile ünlendi. İlk öğretmenlik deneyimini yaptığı Caracas’ta Kent Konseyi İlkokulu’nda yerli siyah ve beyaz kız/erkek çocukların beraber okumasını savundu ve bu konuda uzun bir muhtıra yayınladı. Kent konseyi tarafından fikirleri “tehlikeli” bulunan Rodriguez bahaneler uydurularak işinden atıldı. İşinden atılan Rodriguez, Maria Espano’nun örgütlediği, 1797’deki ilk bağımsızlık hareketine katıldı. Hareketin yenilmesi ile beraber Jamaika’ya kaçmak zorunda kaldı. Jamaika’dan önce ABD’ye sonra da Avrupa’ya geçen Rodriguez Avrupa’da kalacağı 25 yıl boyunca etkilendiği Robinson Cruise karakterinden esinlendiği Samuel Robinson ismini kullandı. Avrupa’da ilk öğretmenlik yıllarında eğitim verdiği ögrencisi Simon Bolivar ile karşılaştı. Rodriguez, Simon Bolivar’la beraber İtalya’ya geçti. Yolculuk sırasında Bolivar’a aydınlanma metinleri okutan Rodriguez, Simon Bolivar’ın yurtsever kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadı. Bolivar’ın, Roma Monte Socro Tepesi’nde ettiği ünlü bağımsızlık yemininde yanında olanların birisi de Simon Rodriguez’di. Bolivar’ın bağımsızlık mücadelesi için Latin Amerika’ya geçmesi ile Avrupa turuna devam eden Rodriguez Londra’da karşılaştığı Latin Amerikalı eğitimci ve filozof Andres Bello’nun teşviki ile Latin Amerika’ya döndü. Latin Amerika’ya döner dönmez öğrencisi Simon Bolivar’ın bağımsızlık mücadelesine katılan Rodriguez kurtarılan bölgelerde eşitlikçi bir eğitim ve adil bir toprak reformu için mücadele etti. Bolivya’da eğitim sorumlusu olduğu dönem de yerli siyah ve beyazların aynı eğitimi alması için mücadele veren Rodriguez yerel iktidar güçlerinin baskısı ile Bolviya’yı terk etmek zorunda kaldı. Rodriguez Bolviya’yı terk ettikten sonra ölene kadar bütün Latin Amerika’yı dolaşarak fikirlerine uygun teknik okullar açmak için çabaladı. Her zaman hayalindeki devrimci Latin Amerikalıları yetiştirmek, eşitlikçi bir ticaret ve gelişkin bir toprak reformu isteyen Rodriguez böylece bir daha sömürülmeyecek bir kıta yaratmayı amaçlıyordu. Bu amacı için ise yaklaşık 50 yıl eşek sırtında bütün Latin Amerika’yı dolaştı.

EGEMEN HALKLARIN GENERALİ: EZEQUIEL ZAMORA
Bulutlu gökler gelen fırtınayı haber veriyor
Güneş bulutların ardından parlak ışığını yitirdiğinde
Ağalar titresin, yaşasın özgürlük!
Zamora’nın askerleri borazanın sesiyle,
Alçak gericilerin tugaylarını yok edecek!

Zamora Şubat 1817’de Venezuela’nın Miranda eyaletinde doğdu. Küçük yaşta babasını bağımsızlık savaşında kaybetti ve ailesi ile beraber Caracas’a göç etmek zorunda kaldı. Caracas’ta bir süre yaşayan Zamora memleketine geri gelerek sığır çobanlığı yaptı. Sığır çobanlığı yaptığı sürede Bolivar ile uzun yıllar yan yana savaşmış ve toprak oligarşisi ile savaşmaya devam eden Antonia Guzman’ın kurduğu Liberal Parti’nin saflarında yer aldı. 1846’da yapılan bir hileli seçim sonucu bölgenin önemli yerli lideri Jose Ragnel(el indio) ile toprak oligarşisine saldıran Zamora,Ragnel ile beraber siyahi ve yerlilerden oluşan egemen halklar ordusunu kurdu. 1847 yılında Del Piedra çarpışmasında yenilen egemen halklar ordusunun iki lideri Zamora ve Pedro ölüm cezasına çarptırıldı. Pedro’nun ölüm cezası hemen uygulanırken Zamora’nın cezası 10 yıl hapse çevrildi. Cezasını çekmek için götürüldüğü sırada kaçan Zamora, bir yıl sonra affedilene kadar kaçak yaşadı ve tarım işçiliği yaptı. Cezasının affedilmesi ile hiç vakit kaybetmeden Liberal Ordu’ya katılarak toprak oligarşisi ve oligarşinin en büyük koruyucusu Perez ile savaşmaya devam etti. İç savaş sırasında gösterdiği başarılar sayesinde Cora komutanı olan Zamora 1854’te kölelerin özgürlüğünü desteklerken köle sahiplerine, köleleri özgür bırakmak için ödenen bedele karşı çıktı. Toprak ağalarının birleşip Liberal Ordu’yu bozguna uğratması ile bir grup devrimci ile Karayiplere kaçan Zamora burada “yurtsever cunta”yı kurarak bir ayaklanma planladı. 1859’da ana karaya çıkarak Coro’ya saldıran Zamora, 10 ay sonra ölünceye kadar devam edecek bir ayaklanma başlatmış oldu. Coro’dan batıya doğru hızlı bir şekilde ilerleyen Zamora ünlü Santa Ines çarpışması ile Coro,Borinas ve Portugues eyaletlerini geri aldı. Bu eyaletlerin hepsinde toprak reformları başlattı. Santa ile çarpışmasının hemen ardından Ocak 1860’ta San Carlos çarpışmasında öldü. Chavez’in deyişi ile ileri görüşlü bir köktenci idi. Oligarşi ile savaşına tüccar ve çiftçi ile başlayan Zamora, kısa sürede Bolivar’ın rüyalarını gerçekleştirmek isteyen bir generale dönüştü. Hayatının her alanında arayışçı olan Zamora, Avrupa’daki aydınlanma ve çağında olan 1848 devrimlerini yakından takip etti. Her fırsatta attığı “eşitlik özgürlük kardeşlik” sloganının ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. İdealleri uğruna savaşan ve onları pratiğe döken Zamora ve aralarında Chavez’in büyük dedesinin de olduğu ordusu Borinas’a girerken “Horror a lo oligarquia:Kahrolsun oligarşi” ve “tierra y hombres libres:toprak ve özgür halk” sloganlarını atıyorlardı. Borinas’ta gelişkin bir toprak reformu yapmak için dört maddelik bir bildiri yayınlayan Zamora bunların hayata geçirilmesi için sürekli çabaladı. Köylülük için önerdiği dört maddelik planı, somut önerileri arasında hala geçerliliğini korumaktadır:

1)Her köyü ve kenti çeviren 25 kilometrelik bir alanın her noktası ortak kullanıma ayrılacaktır.
2)Tarım topraklarından rant kazanma sistemi yasaklanacaktır.
3)Tarım işçilerinin ücretleri, çalışmalarına uygun olarak sabitlenecektir.
4)Her gün yoksulların evlerine ücretsiz süt sağlayabilmek için, 10 sağmal inek toprak ağaları tarafından ortak otlaklara bırakılacaktır.

BİTİRİRKEN
Bugün Venezuela , Bolivar, Rodrigues ve Zamora’nın halkçı politikalarından bir adım bile geri atmadan yoluna devam etme kararlılığında. Fakat aynı Venezuela halkçı politikalar ile sosyalist devrimi birleştiremediği için karşı devrim tehdidinden kurtulabilmiş değil. Petrol gelirlerinde burjuvazinin tekelini kıran, toprak reformu yapan ve yoksullara bedava barınma ve sağlık hizmeti veren Venezuela aynı zamanda özel mülkiyeti kaldırmayarak, burjuvaziye karşı sınıf diktatörlüğünü kurmayarak emperyalist müdahalelere de olanak sağlamış oluyor. Darbe girişiminin 16. yılında Venezuela Amerikancı muhalefete karşı sınıf kavgasını ön plana çıkararak mücadele etmek istediğini her fırsatta dile getiriyor. Latin Amerika ve Venezuela tarihi Bolivar,Tùpac Amaru, Jose Marti gibi ilerici ve yurtseverleri barındırırken Perez, Batista gibi işbirlikçi hainleri de barındırıyor. Bu ikincisini söküp atmak için ilerici,halkçı geleneğe sınıfı çakmak Venezuela ve Latin Amerika kıtasının temel sorunu olarak ortada durmaktadır.