Yolumuzu Aydınlatanlar: Tanilli & Tanör

‘Çağıma ve toplumuna karşı görevini yerine getirmiş bir hocanın huzuru içindeyim şu anda. Yazdıklarım, yazılması gereken şeylerdi. Bugün yazmaya kalksam -en azından- gene aynı şeyleri yazardım. Hiçbiri hakkında, en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Kalemimden çıkmış her cümlenin, -cümle ne demek- her kelimenin ve hecenin altında, entelektüel şeref ve haysiyetim yatmaktadır. İnsanım; hayatta dönebileceğim şeyler olabilir. Ama entelektüel şeref ve haysiyetimden, -ölüm pahasına da olsa- dönemem. Attila İlhan’ın, o yeni ve unutulmaz şiirlerinden birinin son mısraları geliyor aklıma.
O sözler ki, kalbimizin üstünde dolu bir tabanca gibi ölüp ölesiye taşırız.
O sözler ki, bir kez çıkmıştır ağzımızdan uğrunda asılırız.’ (1)
30 Eylül 1976 yılında Uygarlık Tarihi kitabında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle dava edilen Tanilli hocamızın unutulmaz savunması ile giriş yapıyorum. (Avukatı M. Emin Değer, sonradan bu davayı kitaplaştırdı. Bkz. Bir Bilim Adamının Savunması, İst.1978) Kendini daima bilime ve öğrencilerine adamış olan Bülent Tanör ise bu adayışın karşılığını üç kez görevinden alınarak ödedi. Kenan Evren’e “hukuka yaptığı üstün hizmetler” nedeniyle fahri doktora unvanı veren İstanbul Üniversitesi, Bülent Tanör için 1402 numaralı utanç yasasının gereğini gıkı çıkmadan yerine getirmişti.
Birbirinden kıymetli iki hocamızı birlikte anmamızın birçok sebebi sıralanabilir elbette ama bu yazıda aydınlanma mücadelesinde yol arkadaşlığı yapmış olmaları ve yaşamları boyu bilimsel cesaretleri ile ön plana çıkmış olmaları göz önünde bulundurulmuştur.

***

1970’lerden 2000’lere ve günümüze dek uzanan, akademiye ve bilimsel düşünceye sistematik saldırılar apaçık önümüzde duruyor. Bilimin ve bilimsel düşüncenin yuvası üniversitelerimizi karanlığa sürükleme çabaları, OHAL bahanesiyle çıkarılan onlarca hukuksuz KHK ve bu KHK’larla aydınlanma neferi akademisyenlerimizin ihraç edilmesi. Üniversitelerde üretim yapmak isteyen muhalif öğrenci kulüp ve topluluklarına getirilen engellemeler. Geçmişten geleceğe sürdürülen cadı avları fakat her şeye rağmen hocalarımızdan bizlere miras kalan mücadele geleneğimiz bulunuyor. Bizler için bugün Tanilli & Tanör anması bir niyet beyanı niteliği taşıyor. Toplumun iki keskin kutba ayrıldığı şu günlerde Toplumcu Hukukçuların bir kez daha taraf olma beyanıdır bu anma vesilesiyle. Bir yanda Saray/AKP rejimi öte yanda daima bilimi, bilimsel düşünceyi, aklı ön plana çıkarmaya çalışan bizler varız. Biz gençlerin siyasal bilinç kazanmasını önemseyen Tanör hocamızın ışığında, ‘Bilim insanı gerçeklerin, doğruların tarafını tutar. Ben daima doğrudan, gerçekten yanayım.’ diyen Tanilli hocamızın safındayız.
Günümüzde olduğu gibi Türkiye tarihinde bilimi, bilimsel düşünceyi, laikliği, özgürlüğü savunan aydınlar, akademisyenler, gazeteciler düşünceleri dolayısıyla öncelikle ‘bağımsız’ yargı önünde hedef gösterilmiştir. Daha açık konuşmak gerekirse 1978’de  Server Tanilli’nin silahlı saldırıya uğraması ile Uygarlık Tarihi kitabı dolayısıyla yargılanması arasındaki bağlantı görmezlikten gelinebilir mi? Kendisini yargılayan savcı ve yargıçlar, Server Hoca’nın fikri yönden toplum için “tehlikeli”(!) biri olduğu mesajını vermişlerdi… Saldırı ise gecikmedi ve silahlı faşist saldırganlarca vuruldu ve felç oldu. 1980’de Uygarlık Tarihi ile, Tüm Öğretim Üyeleri Derneği’nin (TÜMÖD) yine faşistlerce düzenlenen silahlı bir saldırı sonucu aramızdan ayrılan Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil adına verdiği Toplumsal Bilimler Ödülü’nü kazandı.  Yazının girişinde de belirttiğim gibi, Atilla İlhan’ın mısralarındaki kararlılığa sahip bir bilim insanını böyle alçakça bir saldırı yolundan etmeye yetmeyecekti.
Bugün yine üniversiteleri ele geçirmeye çalışan iktidarın eylemlerine  karşı, özerk üniversiteyi savunan Server Hocamızın kararlılığıyla mücadele ediyoruz.
Üniversiteyi, toplumsal görevini yaparken, siyasal iktidara karşı korumak gerekir. Bu zırh, “özerklik” tir.
Unutmayalım, özerkliğin olmadığı bir yerde, üniversite de yok demektir.(2)
Üniversiteleri çıkardığı hukuksuz KHK’larla, atadığı kayyum rektörlerle  (3) (Bkz. Boğaziçi Üniversitesi) teslim almaya çalışan iktidara karşı verilecek mücadelenin formülü bu cümlelerde gizlidir. Toplumcu hukukçular daima bu bilinçle mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Geçmişte Server Hocamızın ve Bülent hocamızın da yazarları arasında bulunduğu Cumhuriyet Gazetesi önünde nöbet tutan bizler, Server Hocamızın 2008 yılında köşesinden yaptığı çağrıya kulak vererek oradaydık:
‘Cumhuriyetinizi ve halkınızı seviyorsanız, hazırlanınız!’ (4)
Cumhuriyet Gazetesinin temsil ettiği sol toplumsallığa saldırarak gericiliği beslemeye çalışanlara karşı İbrahim Kaboğlu hocamızın Bülent Tanör hocamız için kurduğu cümle aklımıza kazındı:
‘Sadece Anayasa Hukuku ve İnsan Hakları uzmanı değil Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ve laikliğin de uzmanı idi.’
Cumhuriyete ve cumhuriyetin tüm kazanımlarına düşman, insana, insan aklına, bilime, bilimsel düşünceye düşman olan gerici zihniyete karşı verilen mücadelede Toplumcu Hukukçuların tavrı nettir.
Üniversitelerimizi teslim almaya çalışanlara ‘Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek!’ diyeceğiz,
Cumhuriyet düşmanlarına karşı laik ve bilimsel eğitimi savunacağız,
Hukukun bittiği yerde adalet için mücadele vereceğiz,
Var olduğumuz tüm üniversitelerde Tanilli ve Tanör hocalarımızı asla unutturmayacak ve miraslarını mücadelemizde yaşatacağız. İlhamını gökten alanlara inat Tanilli ve Tanör hocalarımız gibi bilimi, aklı, bilimsel düşünceyi savunacağız.
Toplumcu Hukukçular olarak 29 Kasım Salı* 13.30’da Bilgi Üniversitesi’nde düzenlediğimiz Tanilli & Tanör anma programına davetlisiniz. Gelin bu mücadeleyi birlikte büyütelim.
Aydınlık yarınlara…

*Toplumcu Hukukçular Kulübü‘nün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre, etkinlik Bilgi Üniversitesi ile yapılan görüşmeler sonucu, panelin yapılacağı salonla ilgili teknik aksaklıklar sebebiyle yakın bir tarihe ertelendi. Etkinlik tarihi ve yeri 10 Aralık Cumartesi Saat 14.00’te, İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü olarak duyurulmuştur.

(1) Bir Bilim Adamının Savunması   Av.M.Emin Değer / İstanbul 1978
(2) Uygarlık Tarihi Server Tanilli
(3) http://gencgazete.org/bogazici-ogrencileri-eylemdeydi-kayyum-rektor-istemiyoruz/
(4) http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/5860/Laik_Cumhuriyeti_Savunmak.html   17 Ağustos 2008/ Laik Cumhuriyeti Savunmak     Server Tanilli

İlgili Haberler