20 Mayıs 2018 Pazar

Direnişe Emek Verenler: Zapatizm Hareketi İçinde Kadınlar


Erva Gün
Erva Gün
Ankara Üniversitesi

 

Latin Amerika keşfedildiği tarihten itibaren büyük değişimlere ve büyük olaylara sahne olmuştur. Yüzyıllardır sürekli bir değişim yaşayan kıtada değişmeyen tek şey sömürge siyaseti ve ekonomi politikalarıdır. Bu politikalar yüzyıllarca Latin Amerika’nın ortak bir kaderi olmuştur. Coğrafi benzerlikler, gelenek ve kültürel anlamda birbirine benzemesiyle bu coğrafyada ki insanlar yıllarca sömürge politikalarına direnmiş, yeri geldiğinde bütün bir coğrafya ayaklanmıştır. O yüzden herhangi bir Latin Amerika ülkesinde var olan siyasi, ekonomi, dini veya toplumsal herhangi bir problem bütün bir coğrafyayı etkilemektedir.

Tarihsel olarak bakıldığında o coğrafyada yaşayan insanlar yerelliğini korumuş, hiçbir sömürü politikalarının kendi gelenek ve kültürlerini yok etmesine izin vermemiştir. Bu durum hem olumlu hem de olumsuz pek sonucu beraberinde getirmiştir. Özellikle Meksika bölgesinde yaşayan Maya halkında o dönem pek çok kadın erken yaşta evlendirilmek zorunda kalmış, köle olarak çalıştırıldığı yerlerde toprak ağalarının tacizine ve baskısına uğramıştır. Bunun gibi pek çok durum Maya kadınlarına bir çıkış yolu aratmış, özgürlüklerini kazanmak için her yolu denemişlerdir.

Emperyalizme karşı savaşan ve yerel halkların mücadelesini savunan, adını Meksika devriminin liderlerinden biri olan Emiliano Zapata’dan alan Zapatista hareketi, bölgede yaşayan pek çok yerel halkın ve kadınların özgürlük mücadelesinde önemli bir rol oynamıştır. 1982 yılında Chiapas ormanlarında örgütlenerek mücadelelerine devam eden bir grup devrimci gerilla tarafından kurulmuştur. Kurulduğu andan itibaren en büyük örgütlenme alanı kadınlarda olmuştur. Bunun en büyük sebebi, Zapatist hareketin özgürlükçü ve eşitlikçi bir gelenekten geliyor olmasıydı. Yüzyıllardır gelenek adı altında pek çok kadın yerli cemaatlerin katı kuralları altında ataerkil bir düzenle çevrilmiş, eğitimden yoksun bırakılmış ve eril denetimin dışına çıkmak isteyenlere fiziksel şiddet ve ender olmayan tarzda öldürme yöntemine gidilmiştir. Kadınlara yönelik tüm baskılamalara karşı öfke ile donanan bu kadınlar, doğrudan EZLN içinde ya da dolaylı olarak EZLN ile duygu birliği içerisinde olan toplumsal bir hareket içinde örgütlenmeye açık hale geldiler. O dönem pek çok kadın Zapatist hareketin içinde yer almış, kendi hak ve hürriyetlerini korumak için mücadeleye girmişlerdir.

Kadınlar bir dönemden sonra Zapatist hareketin kemik yapısını oluşturur hale gelmiştir. EZLN ordusunun üçte birini oluşturmuş, ordunun yarısı kadınlardan oluşmaya başlamıştır. 1993’te EZLN Kadınların Devrimi Yasası’nı geçirerek kadınların şiddet görmediği, kendi romantik ilişkilerini, kaç çocuğa sahip olmak istediklerini seçebildikleri, eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşımlarını kolaylaştıran düzenlemeyi kabul etti. Bu yasa Zapatistaların kontrol ettikleri alanlarda kadın hakları adına bir mihenk taşı oldu.

EZLN ordusu kuruluşu itibariyle kadın hakları ve mücadelelerine destek vermiştir. Kadın savaşçılara Comandanta denmiş, birçoğu orduda yüksek rütbeyle çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Bunlardan birisi de Major Ana Maria’dır. 8 yaşındayken barışçıl gösterilere katılmış, 14 yaşında kardeşi ile birlikte EZLN katılmıştır. Ana Maria, Zapatista Ayaklanmasının askeri liderlerinden biriydi. Binbaşı olarak görev aldığı ayaklanmada tabur yönetmiş ve onlarla birlikte savaşmıştır. Hatta bir dönem Zapatistaların sözcülüğünü yaparak öne çıkmıştır.  Gittiği konferanslar da yapmış olduğu konuşmalar ile kadınların ilham kaynağı olmuş, birçoğunu mücadelede aynı safta yer almaya çağırmıştır. Merkezde kalıp, fikir mücadelesiyle yola devam eden kadınlarsa ordunun ihtiyaçlarını gidermek için çalışmalar yapmış, giysi, gıda maddeleri veya iletişim gibi pek çok konuda mücadeleye destek olmuştur.

Zapatist hareket ile eşit haklar ve özgür bir yaşama adım adım yaklaşan kadınlar seslerini duyurmak için ülke çapında yürüyüşler düzenlemiş, konferanslar yaparak kadınların bilinçlenmesi sağlanmıştır. 2006’da yapılan konferansa ülke ve dünya çapından 3000 kadın katılarak dünyaya isimlerini bir kez daha duyurmuşlardır.

Zapatistalar, yerelden ziyada bütün ezilmiş halkların sesi olmak için mücadele ederek gerek yerelde gerekse uluslararası alanda birçok destekle yoluna devam etmekte. Ezilen ve sömürülen, ötekileştirilen, hor görülen bütün insanlar için sesini çıkaran Zapatist hareketle kadınlar tutsaklık zincirlerini kırarak özgürlüğe koşmuş, seslerini bütün dünyaya duyurmuşlardır.