24 Temmuz Basın Bayramı’nda gazetecilerin mücadelesi devam ediyor

Sansürün kaldırıldığı gün olması nedeniyle “Basın Bayramı” olarak benimsenen 24 Temmuz, 1971 askeri darbesinden sonra sansürün geri dönmesiyle, “Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü” ilan edilmişti. Yüzlerce gazetecinin tutuklu olduğu Türkiye’de basın bayramı pek kutlanacak bir bayram değil.

Genç Gazete – Nisanur Yıldırım

24 Temmuz 1908’de ne olmuştu ?

Bugün 24 Temmuz, yani sansürün kaldırılışının 110. yıl dönümü. 1908’de II. Meşrutiyetin ilân edildiği günün gecesinde gazeteciler sansür memurlarını “Basın hürdür, sansür yasaktır” diyerek geri çevirmişti. Sansür, işte böyle fiilen kaldırılmıştı. Bu tarih, 1946 yılında kurulan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından basın bayramı olarak benimsenmişti. Fakat 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra TGC, gazetecilere yönelik sıkıyönetim sansürü nedeniyle bugünü bayram olmaktan çıkararak,  sansürün geri dönmesiyle “Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü” ilan etmişti.

Türkiye’de basın ve medyanın durumu

Türkiye’de sansürün kalktığından bahsetmek biraz güç. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra ilan edilen OHAL ile birlikte 170’in üzerinde yayın organı KHK’lerle kapatıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütüne göre Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 157. sırada. Türkiye son 2 yıldır yaşadığı – geçtiğimiz günlerde sözde kaldırılan- OHAL Rejimiyle şu an “dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi” konumunda. Şu an hala 143 gazeteci hapiste. 777’den fazla gazetecinin basın kartı iptal edildi. Yaklaşık 3000 gazeteci işsiz. Cumhuriyet Gazetesi Davası’nda gazetecilere “gazetecilik faaliyetlerinden dolayı” ceza yağdı. İktidara dokunan her habere ya erişim yasağı getiriliyor ya dava açılıyor. Doğru ve sansürsüz habere ihtiyaç hiç olmadığı kadar fazla. Muhalif birkaç gazete ve internet gazeteleri dışında doğru haber alınabilecek kaynaklar kısıtlandı. Doğan Medyası’nın Demirörenler’e satılmasıyla medyanın nerdeyse %90ı hükümetin kontrolü altında. Doğru ve bağımsız habercilik kaynakları da her gün davalarla, tehditlerle, cezalarla susturulmaya çalışılıyor. Gazeteciler için mücadele hiç olmadığı kadar fazla şu günlerde. Basın Bayramı’nı 143 tutsak gazetecisiyle kutlayan (!) bir ülkede ne kutlanacak bir Basın Bayramı’ndan söz edilebilir ne de Türkiye’de basının özgür olduğundan. Tüm gazeteciler için gün mücadele etme günüdür. Halka doğru, sansürsüz haberi ulaştırmanın tek çaresi iktidar odaklarıyla mücadeleden geçmektedir. Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’müz kutlu olsun.

İlgili Haberler