Bir Kadın Olarak HAYIR Demek İçin 5 Sebep

Ülkemiz 15 yıldır AKP iktidarının gerici saldırısı altında. Haziran Direnişi’nden bu yana ise AKP belirgin bir yönetme krizi içinde. Şu günlerde ise yönetememenin verdiği saldırganlık ile gerici bir tek adam rejimi anlamındaki başkanlığı ilan etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu referandumun ülkemizin geleceği için çok kritik bir dönemeç olduğu hayır diyecek herkesin malumu. Peki ya AKP diktatörlüğü ve başkanlık kadınlar için ne anlama geliyor?

AKP’nin ülkemize yaydığı gericilikten en çok etkilenenlerin başında kadınlar var. Şortlu kadına tekme atan gericinin “Her şey islam hukukuna uygun gelişti.” demesiyle serbest kaldığı noktada laiklik kadınlar için yaşamsal halde. Kadın düşmanlığı ise AKP’nin öylesine bir özelliğinden çok daha fazlası, en belirgin karakteristik özelliklerinden biri. Ülkemizde kadın düşmanlığı kriminal ve politize olmaktan uzak bir “sapıklık, uçkuruna hakim olamamanın” ötesinde devlet politikası haline gelmiş durumda. Kadın katilleri, tacizciler, tecavüzcüler de bundan güç alıyor elbette.

Tek adam rejimini inşa etmeye çalışırken ise AKP yine kadın düşmanlığına yaslanmak zorunda. Kadınlığın sürekli aşağılanıp erkekliğin ve “adamlığın”  yüceltildiği söylemlerle “Reis” kültürü oturtulmaya çalışılıyor. 15 Temmuz sonrası sokağa çıkan gerici güruhun bir çok söylemini kadın düşmanlığı üzerinden kurgulaması, bir güç gösterisi olarak sokaktaki kadınları sürekli taciz etmeleri bu gerici kadın düşmanlığının tek adamlık yolunda ne kadar zorunlu olduğuna dair yalnızca bazı örnekler.

İşte tam bu noktada kadınların yükselteceği HAYIR sesi büyük önem taşımakta. Bir kadın olarak HAYIR demek için 5 somut sebep.

 

   1- Kadın Cinayetleri

2015 yılındaki verilere göre AKP döneminde kadın cinayetleri 14 kat arttı. Artan kadın cinayetlerini AKP’nin kadın düşmanı politikalarından ayrı ele almak mümkün değil. Kadın katillerinin “sebepleri” AKP’nin kadın düşmanı söylemleriyle paralellik gösterirken (Açık giyindi, terketti,yemek yapmadı gibi) AKP’nin tekelinde olan yargı sistemi kadın katillerini sürekli aklıyor. Kadın katilleri sudan sebeplerle indirimler alıyor, serbest kalıyor. AKP’nin sosyal politikalar bakanı Fatma Şahin ise “Kadına şiddet algıda seçicilik.” deme cüretine sahip.

   2- Hızla Yükselen Cinsel Şiddet

Ülkemizde taciz ve tecavüz hızla artarken ana akım medya ve AKP iktidarı cinsel şiddete “münferit olaylar” muamelesi yapıyor. Oysa taciz ve tecavüz cinsellik değil AKP gericiliğinden beslenen şiddet eylemleridir. Tecavüzcüler ise ruh hastası ya da sapık değil, AKP’den cüret alan gericiler, kadın düşmanlarıdır. Tecavüzcülere “akıl sağlığı yok” gerekçeleriyle indirimler verilmekte, kadının içkili olup olmaması, geçmişi davalarda hafifletici sebep olmakta. AKP yandaşları televizyonlarda rahatça “Mini etek giyen tecavüze uğrar.” diyerek tecavüzü normalleştirmekte. AKP’nin 2016 Kasım ayında meclise sunduğu çocuk tecavüzlerinde faili aklayacak, çocukta rıza arayacak yasa tasarısı ise kadınların direnişi sayesinde geri çekildi.

   3- Kadınların Bedeni Üzerinden Yürütülen Gerici  Siyaset

AKP, neoliberal karakteri gereği ucuz iş gücü ordusuna ihtiyaç duyuyor. Bu noktada hedef yine kadın bedeni. “En az üç çocuk, anne olmayan kadın eksiktir” gibi söylemlerle kadınlar çocuk doğurmaya zorlanıyor. Doğum kontrol yöntemleri “vatana ihanet” olarak adlandırılırken kürtaj ise “katliam” olarak tanımlanıyor. “Tecavüze uğrayan doğursun devlet bakar.” ve “Tecavüze uğradıysa niye çocuk ölsün, annesi ölsün!” söylemleri ise kadınların hala aklında. Bu yönde bir karar çıkmış  olmamasına rağmen kürtaj fiilen devlet hastanelerinde uygulanmamakta, doğum kontrol yöntemleri ise günden güne daha yüksek fiyatlandırılmakta.

4- Kadının Yaşamın Her Alanında Maruz Kaldığı Gerici Baskı

AKP için ideal kadın tipolojisi evden çıkmayan, “iffetli” ve erken yaşta evlenip çocuk doğuracak kadınlardır. Laikliğe yönelik saldırılar ve gericilik, oluşturulmak istenen bu kadın için referans olmakta. Kadınların sokakta attığı kahkahadan, sürdükleri kırmızı ruja, giydikleri eteğin boyuna kadar gündelik yaşamlarının en ufak parçaları bile AKP gericiliği için saldırının hedefi olmuş durumda.

   5- Kadınlar İçin Kullanılan Aşağılayıcı Söylemler

AKP iktidarı gerici ve kadın düşmanı karakteri dolayısıyla sürekli kadınları aşağılamakta, erkek olmayı yüceltmekte. Gericilik ve kadın düşmanlığından beslenen bu tarz söylemler kadınları görünmez ve suskun kılmayı, evlere hapsetmeyi amaçlıyor. “Kız mıdır kadın mıdır bilmem.” , “Onlar da kızlarına sahip çıksaymış.” ( Katledilen Münevver Karabulut’un ailesi için) , “Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer.” , “Bir kadın olarak sus” bunlardan sadece bazıları.

 

AKP 15 yıllık gerici saldırılarını başkanlıkla başka bir boyuta taşımayı hedeflemektedir. Öte yandan halk tarafından başkanlık hedefinin başarısızlığa uğratılması AKP’ye büyük bir darbe vuracak ve eşit, özgür, laik Türkiye’ye giden mücadelede büyük bir kazanım olacaktır. Başkanlık ve tek adamlık rejimi kadınların özgürce yaşamasının teminatı olan laikliğe yönelik saldırıların artması, kadın düşmanlığının tırmanması anlamına gelmektedir. Başkanlık rejimi “Bir kadın olarak sus!” diyen gericilerin saltanatı demektir. İşte bu yüzden başkanlık dönemeci kadınlar için büyük bir mücadele başlığıdır. Gün saltanat isteyenlere karşı özgürce yaşayan kadınların ülkesini kurma günü, “Bir kadın olarak hayır!” deme günüdür.

İlgili Haberler