Ergonomik siyaset

Uzun zamandır kafa yorduğumuz, sancılarını yaşadığımız ve zamanın ruhuna uyacağını düşündüğümüz bir örgütsel form ve mücadele biçimi ihtiyacıdır bu yazıyı yazmaya iten.

Ergonomi, herhangi bir şeyin insan vücuduna, psikolojisine kısacası onun yaşantısına uygunluğuna ve olumlu etkimesine uğraşan bilimsel uğraşıdır.  Örnek olarak bir botun yapımında; bele yapacağı basınç, ayağı sıcak tutması, iplerin kolay bağlanırlığı ve giyildiğinde insana güven veren bir görüntüsünün olması ergonominin alanına girer.

Bir ayakkabının, sandalyenin veya telefonun insana uygunluğu bu kadar önemsenirken, dünyayı değiştirecek bir siyasal yaklaşımın “ergonomik” kimi önermeler ve uygulamalar ortaya koyması gerekir. Burada ergonomiklik asla devrimciliğin karşıtı olarak ele alınmamalıdır. Hatta tam tersi onu besleyen ve motivasyon katıcı bir enstrüman olarak değerlendirilmelidir. Bu bağlamda halk açısından ergonomik olmayan bir dille söylersek; somut koşulların somut tahlili olarak derdimiz, eşitsiz gelişimin insana da (bireye) içkin olduğunu görüp onu ileriye taşımaktır.

Mücadelesinin tam ortasına emeği koyanlar, bu mücadeleye verilebilecek zerre emeğin olanaklarını yaratmalı buna kafa yormalıdırlar. Bu emek sürecinin doğal sonucu olarak emek katsayısı artacak ve doğru yöntem sonucunda örgütlülüğün gereği ortaya çıkacaktır.

Her zaman koşulları belirleyemeyebiliriz. Devrimci, koşulları mücadelenin lehine çevirebilendir. Bu anlamıyla halk açısından siyasetin ergonomik hale gelmesi zorunludur.

Açık ki, örgüt modelleri, siyaset tarzı, iktidar perspektifi mücadele biçimi gibi başlıklarda “ergonomik siyaset” pilavı çok su kaldırır. Fakat önemli olan kaşığı pilava saplamak ve istediğini göstermektir. Halk bunu Haziran’da göstermiştir, öyleyse pilavdan dönenin kaşığı kırılsın!

*Genç gazetemiz ergonomik bir siyasi çıkıştır, sahiplenilmeye ve sahiplenmeye açıktır. Tartışmaya devam edeceğiz…

İlgili Haberler