“OHAL’e, KHK’lara ve rektörlere karşı üniversiteler bizimdir” diyenler Beyazıt’ta buluştu

Üniversite öğrencileri tarafından “OHAL’e, KHK’lara ve rektörlere karşı üniversiteler bizimdir” diyerek çağrısı yapılan basın açıklaması bugün Beyazıt ana kapı önünde gerçekleşti.

(Evin Arslan/Genç Gazete) Üniversite öğrencileri tarafından “OHAL’e, KHK’lara ve rektörlere karşı üniversiteler bizimdir” diyerek çağrısı yapılan basın açıklaması, Beyazıt ana kapı önünde, İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Aksaray Şubesi, İstanbul Tabip Odası, Eğitim-Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği(ÜNİVDER) ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti.

İlk olarak sözü alan, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde taşeron sisteme karşı mücadele eden ve yakın zamanda işten atılan taşeron işçi Cemal Bilgin “Bizler sadece haksızlığa, hukuksuzluğa, eşitsizliğe maruz kaldığımız için burada değiliz. Bizler, Türkiye’nin dört bir köşesinde kim haksızlığa, eşitsizliğe maruz kalmışsa onların yanındayız, onların mücadelesini veriyoruz. Burada onurlu, şerefli insanlar var. Üniversitenin asıl sahipleri burada ama Türkiye’yi zarara uğratanlar, koltuklarında oturmaya devam ediyorlar. Burada taşeron işçilerin hakları gasp ediliyor. Yol paramızı kestiler, yemek paramızı kestiler, en son maaşlarımızı kestiler. Bin tane dava açtık, hepsini de kazanıyoruz. Mücadelemizden bir adım bile geri atmayacağız.” dedi.

1-paragraf-sonrasi

SES Aksaray Şube Başkanı Aydın Erol “Biz 15 Mayıs’a kadar yetkili sendikaydık. Bu üniversitenin demokratik yapısının korunması, iş sağlığı güvenliği önlemlerinin alınması, taşeron işçilerin yasal haklarının verilmesi konusunda verdiğimiz mücadele birilerini rahatsız etti. Bilindik yollara başvurdular. İdarelere atanan yandaşlar vasıtasıyla baskı yapıldı, sahte üyeliklerle yetkimiz çalındı. Teslim olmadık, yılmadık, mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

1481223405_tmp_2

İstanbul Tabip Odası adına konuşan İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Taner Gören ”Ülkemizde demokrasi ve özgürlükler adına yaşadığımız şeyler, kesinlikle kabul edilir bir durum değildir. Bu insan hakları ihlallerini, mağduriyetleri sürekli kamuoyuna duyurmak gerektiğini düşünerek bu etkinliği gerçekleştiriyoruz. Bu durum düzelinceye kadar mücadelemize devam edeceğiz.” dedi.

1481223470_tmp_3

Eğitim-Sen üyesi ve İÜ’nden ihraç edilen akademisyenler adına söz alan Levent Dölek “Bizi bu üniversitede çok yıldırmaya çalıştılar, soruşturmalar açtılar. Her soruşturmada daha güçlü geldik ve tüm soruşturmalardan aklandık. Kadrolarımızı vermediler, türlü dalaverelerle işten atmaya kalktılar. Hiçbirinde yılmadık, hiçbir arkadaşımızı bırakmadık. Bize söz hakkı tanımayan keyfi KHK’larla atabildiler ancak. Ama biz dün yaptığımız gibi bugün de sözümüzü söylüyoruz, yaptığımız her şeyin arkasındayız. Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun istibdat! Yaşasın hürriyet!”

1481223578_tmp_4

Üniversite öğrencilerini temsilen konuşan Gönenç Hacaloğlu “2 gündür Beyazıt özelinde yaşanan tüm provokasyon girişimlerine, polislerin, özel güvenliklerin, faşistlerin tüm saldırılarına rağmen, üniversitenin gerçek sahipleri olarak planladığımız yerde ve planladığımız saatte etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. Bugün burada işten atılmalara, üniversitenin özerkliğinin yok sayılmasına, tüm piyasacı, gerici, faşist saldırılara karşı buluştuk. Bizim demokratik, özerk üniversite mücadelemiz, piyasacı, faşist, gerici saldırılara karşı mücadelemiz büyüyerek devam edecek. Üniversiteler biat etmedi, etmeyecek!”5-paragraf-sonrasi

Yapılan konuşmaların ardından bileşenler adına Mustafa Görkem Doğan’ın okuduğu basın açıklaması şu şekilde:

Geçtiğimiz ay 3 Kasım’da yine bu meydandaydık. OHAL fırsatçılığıyla yayınlanan bir KHK ile üniversiteden atılan kamudan ihraç edilen arkadaşlarımızla terk etmiyoruz diye haykırmıştık! Bugün yine buradayız ve bir kez daha üniversiteyi de memleketi de OHAL fırsatçılarına, müstebitlere, cemaat ve tarikatlara terk etmeyeceğimizi ilan ediyoruz.

Geçen ay içinde Fettullahçı tarikatlarla ilişkili olduğu iddiasıyla kapatılmış ama aslında hiçbir zaman faaliyetlerini durdurmamış derneklerin tekrar açıldığını buna karşın Samsun’da ve Antalya’da yine emekten, barıştan, özgürlükten yana akademisyenlerin ihraç edildiğine tanıklık ettik. Cemaatle mücadele görüntüsünün sapır sapır döküldüğünü, altından üniversite özerkliğini yok etme, akademik özgürlüğü ortadan kaldırma ve muhalefeti sindirme programının çıktığını bir kez daha gördük.

Artık rektörler hiçbir seçim olmaksızın Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. YÖK, Cumhurbaşkanı’na rektör adayı sunmak için iş ilanı veriyor. Güya bunu üniversitedeki gerginlikleri önlemek için yaptığını söyleyen iktidar, kampüslerde polis ablukası ile sıkıyönetim ilan ediyor, gerginliği hat safhaya çıkarıyor, faşist çeteleri polisin yanında konuşlandırıyor. Üniversite öğrencisini kampüs dışına sürüyor.

Herkesin bilmesi için bir kez daha ilan ediyoruz. Dün üniversitede operasyon yapan cemaat-AKP ittifakının kadroları yerli yerindedir ve operasyonlarını sürdürmektedir. Dün atılan arkadaşlarımızın 50/D’ye karşı direnişleriyle set çektiği cemaat-AKP operasyonu yıllar sonra OHAL’i fırsat bilerek ve KHK’lar eliyle yeniden yürürlüğe konmuştur. Yıllarca açılan her soruşturmayı hakikatin savunulmasına vesile yaptığımız ve her seferinde aklanıp daha güçlü mücadeleyi sürdürdüğümüz için, savunma hakkının dahi hiçe sayıldığı KHK’ları devreye sokmuşlardır. Soruşturmak yerine iftira atmayı, yargılamak yerine yargısız infazı tercih ediyorlar. Bu hiç şüphesiz ki sadece bir haksızlık ve adaletsizlik değil kamu hizmetinin ve dayandığı temel ilkelerin ve bu ilkeleri güvence altına alan anayasanın tasfiyesi demektir.

Biz baştan beri üniversiteyi savunmanın, tüm halk için temel hak ve özgürlükleri savunmanın, memleketin kötü gidişatına dur demenin bir parçası olduğunu söylüyoruz. Manzara ortadadır. Sadece üniversite değil, tüm bir ülke müstebit iktidar tarafından çökertiliyor. Batıya karşı hamasi nutuklar atılırken, gerçekte anti-emperyalist akademisyenler tasfiye edilerek, ülkenin direnci kırılıyor. Ekonominin çökmesiyle, emekten yana ekonomistleri, mühendislerin atılması paralel gidiyor. Hukuk devletinin ortadan kalkmasıyla, özgürlükten yana hukukçuların tasfiyesi el ele yürüyor. Basın zapturapt altına alınırken, bağımsız iletişimciler kamudan atılıyor. Ülkede parlamenter demokrasi bir tür meşruti monarşiye dönüştürülürken, demokrat siyaset bilimciler kapı önüne konuyor.

İşte bu yüzden sadece üniversiteye değil memlekete de sahip çıkmak için buradayız. OHAL’in kaldırılmasını, KHK’ların geri çekilmesini, atılan arkadaşlarımızın geri dönmesini bunun için istiyoruz. Bu doğrultudaki mücadelemizi sonuç alıncaya kadar bıkmadan, usanmadan ve yılmadan sürdüreceğiz!

İstanbul Üniversitesi Demokratik Üniversite Girişimi

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği(ÜNİVDER)

SES Aksaray Şubesi

Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi

İstanbul Tabip Odası

Üniversite Öğrencileri

İlgili Haberler