Son kullanma tarihi geçmiş 8 liberal

Haziran Direnişi’nden sonra liberalizmin ideolojiler alanındaki etkisini yitirdiği sıkça tartışılmıştı. Son olarak Boğaziçi Üniversitesi’ndeki tepkiler nedeniyle Orhan Pamuk’un üniversiteye gelememesi “liberalizm ve liberaller” tartışmasını bir kere daha açtı. Yaşanan gelişmeler üzerine verdikleri demeçler ve kaleme aldıkları yazılardaki saldırgan üslup ve temelsiz tezleri nedeniyle liberallerin etkisinin dip noktasına yaklaştığı yorumları yapılıyor. Biz de liberalizm denince “akla gelen” isimlerin açıklamaları ve yazılarından bir liste derledik. Son dönemde bir “U” dönüşü yapmaya çalışan liberallerin yaptıklarını belleklere bir de biz not düşmüş olalım.

1) “Herkes anladıktan sonra söyleyen aydın” Murat Belge

muratbelgecaps

Murat Belge uzun bir süre boyunca AKP’ye verdiği destekle biliniyor. AKP’nin ülkeyi demokratikleştireceğini savunan Belge bir sabah uyandı ve karar verdi: “Bu hükümetten artık beklentim kalmadı.” Belge’nin akıllarda yer eden sözlerinden bazılarını derledik:

“Metin Lokumcu’nun çevresi Ergenekoncu’ydu.” Yine Metin Lokumcu’nun hayatını kaybetmesi üzerine söylediği “AKP’ye oy kaybettireceklerini umuyorlar.” cümlesi de akıllarda. Murat Belge ayrıca “Kulağa kaba gelen bir sözü yumuşatır ve kibarca söyleriz. Örneğin, “öldü” demek yerine “vefat etti” deriz. Anti-emperyalizm de milliyetçiliğin kibarca söyleniş şeklidir. Milliyetçilik ile solun etkileşimi sadece ülkemize has bir özellik de değildir. Dünyadaki örnekleri oldukça fazladır.” demiş ve Libya’da NATO’nun askeri müdahalesinin meşru olduğunu savunmuştu.

2) Cengiz Çandar

cengiz çandar

“‘Tarihi’ bir konuşmaydı. Bugüne dek hiçbir Türk lideri, ülkenin ‘tarihi’ ve ‘en sancılı’ sorununa ilişkin öylesine özlü bir konuşma yapmadı. (…) Tayyip erdoğan sadece kendisini tarihi ve şerefli bir yükümlülük altına sokmakla kalmamış, ‘sorunun çözümü enerjisi’ni de serbest bırakmıştır. Kendisinden önceki tüm başbakan ve cumhurbaşkanlarını aştı gitti.” (Radikal, 14 Ağustos 2009) Çandar ayrıca Balyoz Davası hakkında “Bundan böyle ‘vatanı kurtarmak’ gerekçesi ve bahanesiyle askeri darbe hesapları güden silahlı kuvvetler mensupları önünde Balyoz Davası, bir ‘caydırıcı emsal’ olarak yerli yerinde kalacak.” ifadelerini kullanmıştı.

3) Ahmet Altan

ahmet-altan

Ahmet Altan’ın 2010 referandumu hakkında AKP’yi değişim, hayırcıları da gericilikle nitelendirdiği açıklaması da akıllarda. “Bu ülkenin Kürt ve Türk halklarının bu dövüşte ‘gerici güçleri’ mi yoksa değişimi mi destekleyeceğini hep birlikte göreceğiz.” (Taraf, 6 Temmuz 2010)

4) “Geziyi başlatan adam” Ufuk Uras

ufuk uras

Konu Ufuk Uras olduğunda seçim yapmak zor. Yetmez ama evet döneminde hayli ateşli konuşmalar yapan Ufuk Uras’ın konuyla ilgili bir twitini seçtik. “Sapına kadar” konulu twiti için buyurun:

twituras

5) Roni Margulies

roni

“Millet askerin anayasasını ben bozarım deyince oylarıyla askere nanik yapmış olacak” diyen Roni, Yalçın Küçük’ün aldığı cezayı “yüreğimin yağları eridi” diyerek karşılamıştı.

6) Baskın Oran

tn_baskinoran

Parasız eğitimin yoksul çocuklarının okumasının önünde engel oluşturduğunu söyleyen ve üniversitelerin tamamının paralı olmasını savunan yazısıyla gündeme gelen Baskın Oran da, referandum sürecinde “darbe anayasası ne kadar değişse sevaptır” diyerek AKP’den darbecileri tasfiye etme beklentisi olduğunu söylemişti.

7) Ahmet İnsel

tn_ahmet insel

Ahmet İnsel de yetmez ama evetçi döneminde hayır cephesine sert eleştirilerde bulunuyordu. Şimdilerde “buzağıdan” muzdarip halleriyle ekranları dolduruyor. Referandum sürecindeki bir açıklamasından: “Paketin hiçbir maddesinin demokrasi açısından daha geri bir noktaya götürdüğünü söylemek mümkün değil… Öküzün altında buzağı aramayalım… Evet!”

8) “Kafada bir tuhaflık” Orhan Pamuk

orhanpamuk1

AKP’nin ülkeyi demokratikleştirdiğini düşünen bir diğer “aydın” da Orhan Pamuk’tu. Pamuk 2010 referandumu sürecinde “Darbenin 30. yıldönümünde kurulan sandıkta ‘evet’ diyeceğim. 12 Eylül’le hesaplaşmanın yolu açılıyor. Yargı süreci başlamasa bile referandum 12 Eylül’ün vicdanlarda mahkum edilmesini sağlayacak.” demişti. Orhan Pamuk AKP iktidarının toplumu dinselleştirmeye yönelik adımlar attığı günlerde “Laikliğin korunması konusunda kaygılar var, ama bence ülke daha dindar bir hale gelmiyor. Bundan 10-20 yıl önce sokakta içki içen insanlar göremezdiniz” açıklamasında bulunmuştu. Ayrıca imzacısı olduğu mektupta Beşşar Esad’ı istifa et yoksa sonun Kaddafi gibi olur diyerek tehdit etmişti.

İlgili Haberler