Yeni Levent Lisesi’nin düşündürdükleri

Sabah uyanıp da “acaba dün geceden bu yana neler oldu” diye bilgisayarımın başına geçtiğimde ilginç bir haberle karşılaştım. Yeni Levent Lisesi öğrencileri, sol gazete okuduğu gerekçesiyle okulla ilişkisi kesilen öğretmenlerinin yanında olduğunu göstermek için büyük bir eylem başlatmıştı. Hemen Google’dan okulun adresine bakıp eylemin detaylarını öğrenmek için yola çıktım.

Giderken aklıma 1960’lı yıllarda Haydarpaşa Lisesi’nde yaşanan olay geldi. Son olarak Abim Deniz kitabında da bahsedilen ve tarihe, Mahir’in ve Deniz’in beraber katıldığı ilk eylem olarak geçen olay, öğrencilerin beden öğretmenlerinin okulla ilişkisinin kesilmesi sebebiyle eyleme geçip büyük bir yürüyüş yapmasıydı. Acaba bir benzeriyle mi karşı karşıyaydık?

Öğrencilerle görüştüğümde öyle olduğunu anladım. Metrodan inip okulun önüne doğru yürürken okulun dağılmakta olduğunu gördüm. Karşıma çıkan ilk gruba “Yeni Levent Lisesi’nden misiniz?” diye sorduğumda, zaten olayı anlatmaya başlamışlardı.

Okuldaki hareketlilik dün akşam okul müdür yardımcısının okulla ilişkisinin kesilmesi üzerine başlamış. Ertesi gün okula gelindiğinde öğrenciler, yeni müdüre Cüneyt Hoca’nın neden okulla ilişkisinin kesildiğini sorması üzerine müdür “okulda disiplini sağlayamıyordu.” cevabını vermiş. Öğrenciler bu bahaneyi geçerli saymamış. Çünkü eski müdür izne ayrıldığından beri okula atanan yeni müdür uzun süredir öğrencilerin üzerinde baskı kurmaya çalışmaktaymış.

Öğrenciler müdürün odasının önünde toplanmaya başladığında müdür öğrencilere “Provokasyon yapmayın!” diye bağırmaya başlayıp birkaç öğrencinin kolunu sıkmaya çalışmış. Ardından okuldaki tepki büyümüş ve herkes koridora inip sloganlar atmaya başlamış:

“Okulda siyaset istemiyoruz!”

“Yönetim istifa!”

“Hükümet istifa”

AKP iktidarı döneminde liselerde başlayan hareketlilik herkes tarafından görülecektir. AKP, gençliği sıkıştırıp bir kalıbın içerisine sokmaya çalışmakta, dindar ve kindar bir nesil yaratmaya çalışmaktadır. Yeni Levent Lisesi’nde yaşanan eylem temelde bu duruma tepkidir ve çok önemlidir.

Büyütülmelidir.

Ancak direnişler daha da AKP karşıtı bir profil kazanmalıdır. Türkiye gençliği, istemediği şeyi bilmekte ancak ne istediğini bilmemektedir. İstemediği şey, AKP iktidarıdır. AKP iktidarında somutladığı ise, siyasettir. Bu mantıkla, AKP istenmediğine göre siyasette istenmemelidir.

Bu yüzden Yeni Levent Lisesi’nde yaşanan olay daha da politikleşmelidir. AKP’nin politik hamlelerine, AKP iktidarının siyasi girdileriyle beslenen insanların hamlelerine politik bir cevap verilmelidir.

Yeni Levent Lisesi’nde yaşanan olayın eksik noktası budur.

Öğrenciler AKP zihniyetinden kurtulmak istemekte ancak yerine ne koyulacağı konusunda emin değildir.

Öğrencilerle sohbete devam ederken bir sürü detay daha ortaya çıktı. Bir okul müdürünün nasıl bu kadar açıkça gericilik propagandası yaptığını görmek gerçekten şaşırtıcıydı.

Öğrencilerden birkaçı müdürle görüşmeye odasına girmiş. Odada görüşülürken polisler gelmiş. Öğrenciler neden polislerin geldiğini öğrenmek istediğinde “Hükümet bizim, devlet bizim, polis bizim! Olayı büyütürseniz başınız yanar” cevabını vermiş. Ardından yan odada polisle görüşmeye gitmiş.

Cuma töreni sırasında ise müdür İstiklal Marşı öncesi mikrofonu almış ve milliyetçi öğrencileri yanına çekebilmek için “Bundan sonra bu okulda bayrağımızı her zaman göndere çekeceğiz!” demiş. Bu söylemin ardından öğrenciler müdürü yuhalamaya başlamış.

AKP’li müdürün söyledikleri, Türkiye’de bir gerçekliği daha yansıtmaktadır. AKP, devlet kurumlarını kontrol altında bulundurmaktadır ve AKPliler bu duruma güvenerek rahat rahat kendisine muhalif olan insanlara baskı uygulayabileceğini düşünmektedir. Sıkıştığında ise yanına milliyetçileri almaya çalışmaktadır.

Ancak tepki tepkiyi doğurur!

AKP baskıyı arttırmaya çalıştıkça AKP karşıtı tepki de artmaktadır.

Yeni Levent Lisesi’nde yaşanan olay bunun en somut örneğidir.

Öğrencilerle görüşmemiz biterken hepsi öğretmenlerini okuldan göndermeyecekleri konusunda kararlı olduklarını ve AKP’li müdürü okulda istemediklerini, mücadeleyi büyüteceklerini söylemekteydi.

Yukarıda da belirttiğim gibi baskı tepkiyi doğurmaktaydı.

Son olarak küçük bir notla bitireyim:

Tepki, önemlidir. Cüret gerektirir ve gençlik cüret demektir. Ancak tepkinin hangi yönde olduğu, neyi hedeflediği ve neyi istediği de önemlidir.

Bu yüzden, verilen mücadelelere siyasi bir doğrultu kazandırılmalı; AKP zihniyetinden kurtulmak için AKP’ye karşı mücadele büyütülmelidir.

Hedef yeni bir ülke, yeni bir cumhuriyet olmalıdır.

Bağımsız, aydınlık, özgür bir cumhuriyet…

Bu hedefi gençlik hayata geçirecektir!

Yeni Levent Lisesi’ndeki arkadaşlarımızın mücadelesi, tüm Türkiye gençliğinin mücadelesidir. Büyütülecektir!

İlgili Haberler